CHP’li Murat Karayalçın: Seçimdeki başarısızlığın nedeni CHP’nin düşük siyaset kapasitesidir

Türkiye, 14 Mayıs’ta yapılan ve 2. tura kalan seçimi 28 Mayıs’ta noktalamıştı.

Sandıktan zaferle çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12. Cumhurbaşkanı olarak görevine başladı.

CHP’de ise parti içinde suçlu arayışları sürerken, koltuğunu terketmeyen Kemal Kılıçdaroğlu’na da tepkiler giderek büyüyor.

Daha önce 6’lı masanın dağıtılması halinde bunu yapan kişinin büyük bir vebal altına gireceğini söyleyen Eski SHP Genel Başkanı, eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, alınan hezimetin ardından bu kez CHP örgütlerine yüklendi.

“Meclis seçimindeki başarısızlığın nedeni CHP örgütündeki düşük siyaset kapasitesidir”

Karayalçın, Twitter hesabından, Meclis seçimindeki başarısızlığın sebebini şöyle açıkladı:

“Sayın Kılıçdaroğlu seçim sürecinde yüksek bir performans ortaya koymuştur. Adil olmayan bir seçimde alınan yüzde 48’lik oy ciddi bir kazanım olarak görülmelidir. Ancak partimizin TBMM seçiminde, hem de
dört partiyle birlikte, yüzde 25 dolayında oy alabilmiş olması ise ciddi bir başarısızlık olarak görülmelidir.

Eğer parlamenter sistemde olsaydı, bu oy oranı, başarısızlığın ötesinde bir hezimet olarak değerlendirilecekti. Meclis seçimindeki başarısızlığın nedeni CHP örgütünde, uzunca bir süreden bu yana, yaşanan düşük siyaset kapasitesidir.”

“Örgütümüz yıllardır, broşür-afiş-pankart işleri ile sınırlı olan bir çalışma içine kapatıldı”

Sözlerinin devamında Karayalçın şunları yazdı:

Örgütümüz yıllardır; broşür-afiş-pankart işleri ile seçim güvenliğiyle sınırlı olan bir çalışma içine kapatılmıştır. Kuşkusuz bunlar da parti görevleridir. Ancak örgütün birincil görevi siyaset üretmek ve bir ölçüde bununla da bağlantılı olarak partinin adaylarını belirlemek olmalıdır.

Örgüt kapasitesinde düşüklük bunların tümünün eşzamanlı olarak yerine getirilememesi durumunda ortaya çıkar. Önümüzdeki kurultay sürecinde, seçimlerde yaşanan taktik ve stratejik yanlışlıkların tartışılacağını biliyorum, buna genel başkanlık konusu da eklenebilir.

Oysa bana göre, asıl tartışılması gereken konu, Cumhuriyet Halk Partisi’nde düşük kapasiteye yol açan yapısal sorunlardır. Bu sorunlar CHP’nin merkez ve taşra örgütlerinin yeniden yapılandırılmasıyla aşılabilir.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*